Akdeniz’in turkuaz sularının üzerinde yükselen Alanya Kalesi, Türkiye’nin en nefes kesici tarihi simgelerinden biridir. 13. yüzyıl Selçuklu dönemine dayanan bu antik kale, ziyaretçilere tarih, mimari ve muhteşem sahil manzaralarının mükemmel bir karışımını sunuyor.

Tarih Boyunca Bir Yolculuk

Alanya Kalesi, daha önceki Roma ve Bizans surlarının kalıntıları üzerine inşa edilmiş olup, 1200’lü yıllarda Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından yeniden inşa edilmiştir. 6,5 kilometreden fazla uzanan devasa surlar, bir zamanlar şehri işgalcilerden koruyan zengin bir antik yapı, sarnıç ve kule koleksiyonunu çevrelemektedir. Dar arnavut kaldırımlı yollarında yürümek, zamanda geriye gitmek gibi bir his veriyor.

Zirveden Manzara

Alanya Kalesi’nde en unutulmaz deneyimlerden biri, tepesinden görülen panoramik manzaradır. Buradan Alanya yarımadasının tamamını, Kleopatra Plajı’nın altın kumlarını ve Akdeniz’in uçsuz bucaksız ufkunu görebilirsiniz. Fotoğraf severler ve tarih meraklıları için mükemmel bir yer.

Kalenin İçinde Görülecek Yerler

Kalenin içinde ziyaretçiler şunları keşfedebilirler:

  • Kızıl Kule – Alanya’nın çarpıcı simgesi.
  • Selçuk Tersanesi – Türkiye’nin en eski tersanelerinden biri.
  • Camilerin, şapellerin ve eski evlerin kalıntıları, her biri geçmişin hikayelerini fısıldıyor.

Ziyaretçiler için İpuçları

  • Ziyaret için en uygun zaman: Serin hava ve büyülü ışık için sabahın erken saatleri veya gün batımı.
  • Oraya ulaşım: Tepeyi yürüyerek tırmanabilir, taksiye binebilir veya teleferikle manzaralı bir yolculuk yapabilirsiniz.
  • Unutmayın: Su, rahat ayakkabılar ve fotoğraf makinesi getirin!

Son Düşünceler

Alanya Kalesi sadece tarihi bir yer değil, geçmişi günümüzle bağlayan yaşayan bir anıttır. Tarih meraklısı, fotoğrafçı veya huzurlu bir kaçış arayan bir gezgin olun, kale size unutulmaz bir deneyim vaat ediyor.